albert camus
aldous huxley
alıntı
alper canıgüz
anthony burgess
antoine de saint-exupery
ayfer tunç
barış bıçakçı
boris vian
burhan sönmez
cesare pavese
edebiyat
emile ajar
etgar keret
ferit edgü
franz kafka
fyodor dostoyevski
hakan günday
harper lee
hasan ali toptaş
haydar karataş
ihsan oktay anar
ilhami algör
irvine welsh
ivan gonçarov
j.d. salinger
jean-paul sartre
kitap
knut hamsun
mahir ünsal eriş
marquis de sade
mehmed uzun
mıgırdiç margosyan
murat uyurkulak
nikos kazancakis
notlar
oğuz atay
orhan pamuk
patrick suskind
rainer maria rilke
ray bradbury
sabahattin ali
sema kaygusuz
stanislaw lem
şule gürbüz
tezer özlü
tomris uyar
truman capote
vedat türkali
yusuf atılgan
3 Ağustos 2015 Pazartesi
Olanaklardan birini seçeli, kararını vereli uykuları daha bir rahattı; geçen hafta olduğu gibi uyanır uyanmaz yüreğine, kafasına çöken o ağırlık yoktu artık. Gene de ara sıra, yoldan geçen ağır araçlar konağı titrettiğinde, geçmişte iki yangın başlangıcından ve bir Yangın'dan kurtulmuş, birkaç deprem atlatmış bu eski yapının birgün çökebileceğini, ölüyü bulacaklarını düşünüyordu; ama bu çöküntüde sağ kalsa bile başkalarının eline düşmemek için biraz vakti olacaktı elbet. Yeryüzünden canlı kalmanın birbakıma suç işlemeden olamayacağını bilmeyen, kendilerini suçsuz sanan insanlardan çekiniyor, utanıyordu.
Yusuf Atılgan
Anayurt Oteli
syf. 95-96
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder