albert camus
aldous huxley
alıntı
alper canıgüz
anthony burgess
antoine de saint-exupery
ayfer tunç
barış bıçakçı
boris vian
burhan sönmez
cesare pavese
edebiyat
emile ajar
etgar keret
ferit edgü
franz kafka
fyodor dostoyevski
hakan günday
harper lee
hasan ali toptaş
haydar karataş
ihsan oktay anar
ilhami algör
irvine welsh
ivan gonçarov
j.d. salinger
jean-paul sartre
kitap
knut hamsun
mahir ünsal eriş
marquis de sade
mehmed uzun
mıgırdiç margosyan
murat uyurkulak
nikos kazancakis
notlar
oğuz atay
orhan pamuk
patrick suskind
rainer maria rilke
ray bradbury
sabahattin ali
sema kaygusuz
stanislaw lem
şule gürbüz
tezer özlü
tomris uyar
truman capote
vedat türkali
yusuf atılgan
29 Ağustos 2015 Cumartesi
Bir sabah, kasımda henüz, Tragy uyanıyor ve bir dünya görüşüne sahip. Kesinlikle yadsınamaz, gün gibi ortada, bütün belirtileriyle. Bunun kime ait olduğunu pek bilmiyor, ama mademki yanında buldu, kendisine ait olduğunu kabul ediyor. Kuşkusuz bir sonraki görüşmeye onu da yanında götürüyor 'Luitpold'a. Gösterir göstermez bir yığın tanışı oluveriyor, hepsi de kırk yıllık arkadaş gibi; onun şiirlerinden söz ediyorlar, herkes biliyor bu şiirleri; beş dakikada bir sigara ikram ediyorlar: "Lütfen, çekinmeyin, alın." Tek eksik, sırtına vurup sen diye hitap etmeleri. Ama Tragy sigara içmiyor; bunun dünya görüşünün bir parçası olduğunu hissettiği halde; karşısında duran tatlı şarabı, akşamını geçirmeye niyetlendiği müzikholde ünlü Branicka'nın şarkı söylediğini hissetmesi gibi.
Rainer Maria Rilke
Bütün Hikayeleri, Ewald Tragy
syf. 358
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder