albert camus
aldous huxley
alıntı
alper canıgüz
anthony burgess
antoine de saint-exupery
ayfer tunç
barış bıçakçı
boris vian
burhan sönmez
cesare pavese
edebiyat
emile ajar
etgar keret
ferit edgü
franz kafka
fyodor dostoyevski
hakan günday
harper lee
hasan ali toptaş
haydar karataş
ihsan oktay anar
ilhami algör
irvine welsh
ivan gonçarov
j.d. salinger
jean-paul sartre
kitap
knut hamsun
mahir ünsal eriş
marquis de sade
mehmed uzun
mıgırdiç margosyan
murat uyurkulak
nikos kazancakis
notlar
oğuz atay
orhan pamuk
patrick suskind
rainer maria rilke
ray bradbury
sabahattin ali
sema kaygusuz
stanislaw lem
şule gürbüz
tezer özlü
tomris uyar
truman capote
vedat türkali
yusuf atılgan
3 Eylül 2015 Perşembe
Ressam Kramskoy'un "Dalgın" adında olağanüstü güzel bir eseri vardır. Tabloda kışın bir ormanda, yolun üzerinde yırtık pırtık elbiseleriyle, çarıklarıyla, yapayalnız derin bir dalgınlık içerisinde yolunu yitirmiş bir köylü, düşünceli bir edayla öylece bilinmeze dalıp gitmiş. Şöyle bir dürtsen bakacak uykudan uyanmışçasına; ama hiçbir şey anlamadan size bakar. Gerçi hemen kendine gelir; ama neden durduğunu ve düşündüğünü soracak olsalar olasılıkla hiçbir şey anımsamaz. Yine de dalgınlığı sırasında edindiği izlenimi kesinlikle içinde saklar. Bu izlenimler onun için çok değerli şeyler olmalı ve olasılıkla bunları kendisi bile bilincinde olmadan, neden ve niçin yaptığını bilmeden, anlamadan öylece biriktiriyor. Belki de uzun yıllar boyunca biriktirdiği izlenimler sonucunda her şeyi bırakıp gezgin bir çilekeş olmak için Kudüs'e gider; belki de birden, doğup büyüdüğü köyü yakar; belki de her ikisini yapar. Halk arasında çok sayıda dalgın var. İşte Smerdyakov da böyle bir dalgındı ve büyük bir olasılıkla henüz kendisi bile nedenini bilmemesine karşın yoğun bir biçimde izlenip biriktiriyordu.
Fyodor Dostoyevski
Karamazov Kardeşler, Cilt I
syf. 188
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder