3 Eylül 2015 Perşembe



Ressam Kramskoy'un "Dalgın" adında olağanüstü güzel bir eseri vardır. Tabloda kışın bir ormanda, yolun üzerinde yırtık pırtık elbiseleriyle, çarıklarıyla, yapayalnız derin bir dalgınlık içerisinde yolunu yitirmiş bir köylü, düşünceli bir edayla öylece bilinmeze dalıp gitmiş. Şöyle bir dürtsen bakacak uykudan uyanmışçasına; ama hiçbir şey anlamadan size bakar. Gerçi hemen kendine gelir; ama neden durduğunu ve düşündüğünü soracak olsalar olasılıkla hiçbir şey anımsamaz. Yine de dalgınlığı sırasında edindiği izlenimi kesinlikle içinde saklar. Bu izlenimler onun için çok değerli şeyler olmalı ve olasılıkla bunları kendisi bile bilincinde olmadan, neden ve niçin yaptığını bilmeden, anlamadan öylece biriktiriyor. Belki de uzun yıllar boyunca biriktirdiği izlenimler sonucunda her şeyi bırakıp gezgin bir çilekeş olmak için Kudüs'e gider; belki de birden, doğup büyüdüğü köyü yakar; belki de her ikisini yapar. Halk arasında çok sayıda dalgın var. İşte Smerdyakov da böyle bir dalgındı ve büyük bir olasılıkla henüz kendisi bile nedenini bilmemesine karşın yoğun bir biçimde izlenip biriktiriyordu.

Fyodor Dostoyevski
Karamazov Kardeşler, Cilt I
syf. 188

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder