15 Temmuz 2015 Çarşamba



Sarı kız beni tanıdı, kocaman bir gülücük attı. Moralim biraz düzeldi, çünkü iyi bir etki uyandırmıştım.
"Aa, arkadaşım bu benim."
Hiç de arkadaş değildik, ama bunun tartışmasını yapacak değildim. Bana doğru geldi, Arthur'e baktı, ama bendim onu ilgilendiren, biliyordum. Kadınlar gırgır oluyor bazan.
"Ne bu?"
"Eski bir şemsiye, giysiler geçirdim üstüne."
"Hoş olmuş bu giysilerle, bir puta benziyor. Arkadaşın mı?"
"Beni geri zekâlı mı sandınız, ne? Arkadaşım değil, bir şemsiye bu."
Arthur'ü eline aldı, onu inceliyor numarası yaptı. Ötekiler de öyle. Evlat edinirken insanların en istemedikleri şey çocuğun geri zekâlı olmasıdır. Çocuk birden durmaya karar verdi demektir bu, ilerlemek ona yeterince ilginç gelmemiştir. O zaman ailesi handikaplı olur, çocukla ne halt edeceğini bilemez. Örneğin on beş yaşında bir çocuk on yaşındaymış gibi hareket etmeye koyulur. Ama dikkatinizi çekerim, bu konuda kazançlı çıkmak da olanaksızdır. Bir çocuk, benim gibi on yaşında olup on beş yaşındaymış gibi hareket ederse onu okuldan atarlar, ahlâkı bozulmuştur çünkü.

Emile Ajar
Onca Yoksulluk Varken
syf. 81-82

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder