siz, yaşayanlar!
albert camus aldous huxley alıntı alper canıgüz anthony burgess antoine de saint-exupery ayfer tunç barış bıçakçı boris vian burhan sönmez cesare pavese edebiyat emile ajar etgar keret ferit edgü franz kafka fyodor dostoyevski hakan günday harper lee hasan ali toptaş haydar karataş ihsan oktay anar ilhami algör irvine welsh ivan gonçarov j.d. salinger jean-paul sartre kitap knut hamsun mahir ünsal eriş marquis de sade mehmed uzun mıgırdiç margosyan murat uyurkulak nikos kazancakis notlar oğuz atay orhan pamuk patrick suskind rainer maria rilke ray bradbury sabahattin ali sema kaygusuz stanislaw lem şule gürbüz tezer özlü tomris uyar truman capote vedat türkali yusuf atılgan

15 Temmuz 2015 Çarşamba



Köye vardık.
Muhtar Ağa evine çağırdı.
Çayımı ve otlu peynirimi, Muhtar Ağa, Zeydan ve İbrahim'le beraber yedim.
Muhtar Ağa bir şeyler söyledi.
Zeydan'a ne dediğini sordum.
Burda hayat bu dedi, dedi.
Burda hayat bu.
Çaresiz.

Ferit Edgü
Hakkâri'de Bir Mevsim
syf. 62-63
Gönderen du, levande zaman: 19:14
Bunu E-postayla GönderBlogThis!X'te paylaşFacebook'ta PaylaşPinterest'te Paylaş
Etiketler: alıntı, ferit edgü, kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa
Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)
Basit teması. Blogger tarafından desteklenmektedir.