albert camus
aldous huxley
alıntı
alper canıgüz
anthony burgess
antoine de saint-exupery
ayfer tunç
barış bıçakçı
boris vian
burhan sönmez
cesare pavese
edebiyat
emile ajar
etgar keret
ferit edgü
franz kafka
fyodor dostoyevski
hakan günday
harper lee
hasan ali toptaş
haydar karataş
ihsan oktay anar
ilhami algör
irvine welsh
ivan gonçarov
j.d. salinger
jean-paul sartre
kitap
knut hamsun
mahir ünsal eriş
marquis de sade
mehmed uzun
mıgırdiç margosyan
murat uyurkulak
nikos kazancakis
notlar
oğuz atay
orhan pamuk
patrick suskind
rainer maria rilke
ray bradbury
sabahattin ali
sema kaygusuz
stanislaw lem
şule gürbüz
tezer özlü
tomris uyar
truman capote
vedat türkali
yusuf atılgan
14 Temmuz 2015 Salı
Öğleden sonra, öteki koyda Süm'le oturuyoruz.
- Sabah, Sorgun'a birlikte yürüdüğüm çocukla yattım, diyorum.
- Sen delisin, diyor.
- Beni rahat bırakın, rahat dolaşmak, dilediğimi yapmak istiyorum, diyorum.
- Hayır, hastalandın. İstanbul'a gitmelisin, diyor.
Kumsalda koşmaya başlıyorum.
- Delidir! Yakalayın! diye arkamdan bağırıyor. İşte o an gene deliriyorum.
Gece. Köy evinde mum ışığında oturuyoruz. Bir erkeğin elini tutuyorum. Onun elini tutmasam, kendimi gerçekten boşlukta duyuyorm. Beynim gene boşluğa fırlayacak gibi oluyor. Sert, kesin davranışlı, kişiliğini henüz pek anlayamadığım bir kocam daha var. Fırtına gibi köy odasına giriyor. İşte o an, gerçekten deliriyorum. Biraz istediğim gibi davranmaya başladığımda, götürülüp, demir parmaklıklar gerisine kilitleniyorum. Oysa bu adamla, beni doktor ve kliniklerin eline bırakmasın diye evlendim. Evlenirken ondan tek isteğim bu oldu. Hastalanırsam evde kalmak, plaklarımla, kitaplarımla sevdiğim bir iki eşyayla olmak ve çay içebilmek istiyordum.
Tezer Özlü
Çocukluğun Soğuk Geceleri
syf. 50
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder