albert camus
aldous huxley
alıntı
alper canıgüz
anthony burgess
antoine de saint-exupery
ayfer tunç
barış bıçakçı
boris vian
burhan sönmez
cesare pavese
edebiyat
emile ajar
etgar keret
ferit edgü
franz kafka
fyodor dostoyevski
hakan günday
harper lee
hasan ali toptaş
haydar karataş
ihsan oktay anar
ilhami algör
irvine welsh
ivan gonçarov
j.d. salinger
jean-paul sartre
kitap
knut hamsun
mahir ünsal eriş
marquis de sade
mehmed uzun
mıgırdiç margosyan
murat uyurkulak
nikos kazancakis
notlar
oğuz atay
orhan pamuk
patrick suskind
rainer maria rilke
ray bradbury
sabahattin ali
sema kaygusuz
stanislaw lem
şule gürbüz
tezer özlü
tomris uyar
truman capote
vedat türkali
yusuf atılgan
9 Eylül 2015 Çarşamba
Cahit Külebi'nin dizesini yineledi içinden: Unutmak unutmak unutmak... Eskiye bağlı birçok şeyi unutma çabasındaydı. Öyle uyumlu günler geçirmişlerdi ki Korhan'la o konuştuklarından bu yana. Bir de sövgüsüne takılıyordu Korhan. Bizim orda kadınlar da erkekler gibi sövüp sayar ya, sana yakışmıyor, demişti. Özenti oluyormuş. İnsan öyle kolay alışıyor ki oysa. Öyle doğal geliyor ki bana. Sözcüklere yasak koymak da niye? Şu ya da bu sözcüğü gizli gizli söyleyeceksin. Herkes de bilecek bildiğini. O gece taburenin ayaklarını senin kulağına sokarım mı diyecektim o orospuya? Ya da önünüze sokarım!.. O da sıkmış canını... Başım dertte bu Laz'la benim! Bütün alışkanlıklarımı tuz buz edecek yüz versem! Kaldı mı yüz versemi? Öyle uysallaştım ki... Evlenme düşüncesi bile doğal görünüyor.
Vedat Türkali
Mavi Karanlık
syf. 211
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder