albert camus
aldous huxley
alıntı
alper canıgüz
anthony burgess
antoine de saint-exupery
ayfer tunç
barış bıçakçı
boris vian
burhan sönmez
cesare pavese
edebiyat
emile ajar
etgar keret
ferit edgü
franz kafka
fyodor dostoyevski
hakan günday
harper lee
hasan ali toptaş
haydar karataş
ihsan oktay anar
ilhami algör
irvine welsh
ivan gonçarov
j.d. salinger
jean-paul sartre
kitap
knut hamsun
mahir ünsal eriş
marquis de sade
mehmed uzun
mıgırdiç margosyan
murat uyurkulak
nikos kazancakis
notlar
oğuz atay
orhan pamuk
patrick suskind
rainer maria rilke
ray bradbury
sabahattin ali
sema kaygusuz
stanislaw lem
şule gürbüz
tezer özlü
tomris uyar
truman capote
vedat türkali
yusuf atılgan
9 Temmuz 2015 Perşembe
"Hatırlamaya çalıştım," dedi Montag, "Fakat kahretsin, başımı çevirdiğim anda hepsi kayboldu. Tanrım Yüzbaşı'ya bir şeyler söylemeyi ne kadar istiyorum. Yeterince okumuş olduğu için bütün yanıtları biliyor, ya da öyle görünüyor. Sesi tıpkı tereyağı gibi. Korkarım bana aynı konuştuğum şekilde yanıt verecek, sadece bir hafta önce, bir gazyağı hortumunu pompalarken, 'Tanrım ne eğlence!' diye düşünüyordum."
Yaşlı adam başını salladı, "Yapmayanlar, yakmalıdırlar. Bu tarih kadar ve gençlerin suç işlemesi kadar eskidir."
"Yani ben de mi öyleyim?"
"Ondan biraz, hepimizin içinde vardır."
Ray Bradbury
Fahrenheit 451
syf. 136
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder