8 Temmuz 2015 Çarşamba



Tahir'in tereddüdünü, öyle olmakla böyle olmak arasındaki gelgitlerini, adeta Doğu ile Batı arasında ılımlı bir köprü olmak misali sergilediği gayretleri elbette ki aşk sona erdirecekti. Her tür acının hem başlangıcı hem bitişi aşktan değil midir zaten? Aşk değil midir, nihai ismimizi koyup bizi kendimize hamile bırakan, kendi kendimizi doğurmamızı sağlayan ve ortaya çıkan bebeği önce mucize sonra hilkati garip, veya tam tersi kılan?

...

"İki ekmek," dedi Funda, iki ne güzel bir sayıydı. "Bir lira," dedi Tahir, bir ne güzel bir sayıydı. Beş lira uzattı Funda, lira ne güzel bir paraydı. Kasadaki hazneleri karıştıra karıştıra dört lira bulup uzattı Tahir, kasa ne güzel bir aygıttı. "Teşekkür ederim," dedi Funda, teşekkür ne güzel bir kelimeydi. "Rica ederim," dedi Tahir, etmek ne güzel bir fiildi...

Murat Uyurkulak
Bazuka, Kuş Yuvası
syf. 30-31

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder