albert camus
aldous huxley
alıntı
alper canıgüz
anthony burgess
antoine de saint-exupery
ayfer tunç
barış bıçakçı
boris vian
burhan sönmez
cesare pavese
edebiyat
emile ajar
etgar keret
ferit edgü
franz kafka
fyodor dostoyevski
hakan günday
harper lee
hasan ali toptaş
haydar karataş
ihsan oktay anar
ilhami algör
irvine welsh
ivan gonçarov
j.d. salinger
jean-paul sartre
kitap
knut hamsun
mahir ünsal eriş
marquis de sade
mehmed uzun
mıgırdiç margosyan
murat uyurkulak
nikos kazancakis
notlar
oğuz atay
orhan pamuk
patrick suskind
rainer maria rilke
ray bradbury
sabahattin ali
sema kaygusuz
stanislaw lem
şule gürbüz
tezer özlü
tomris uyar
truman capote
vedat türkali
yusuf atılgan
9 Temmuz 2015 Perşembe
O yoldan yalnız dönerken ortakçı olarak çalışan Valino'nun bütün bu yıllar boyunca -Altmış yıl mı, yoksa daha mı az?- nasıl bir yaşam sürmüş olabileceğini düşünüyordum. Eşyalarını, kendisinin bile olmayan bir arabaya yükleyip bir daha geçmeyeceği yollara düşerek, kim bilir kaç evi, kaç tarlayı terk etmek zorunda kalmıştı; oralarda yatıp kalktıktan, yiyip içtikten, sıcakta soğukta çapa salladıktan sonra. Dul olduğunu biliyordum, karısı bir önceki çiftlikte ölmüştü, erkek çocuklarının büyüklerini de savaşta kaybetmişti, bir oğluyla kadın akrabalarından başka kimsesi yoktu. Bu dünyada ne işi vardı artık?
Cesare Pavese
Ay ve Şenlik Ateşleri
syf. 33
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder