albert camus
aldous huxley
alıntı
alper canıgüz
anthony burgess
antoine de saint-exupery
ayfer tunç
barış bıçakçı
boris vian
burhan sönmez
cesare pavese
edebiyat
emile ajar
etgar keret
ferit edgü
franz kafka
fyodor dostoyevski
hakan günday
harper lee
hasan ali toptaş
haydar karataş
ihsan oktay anar
ilhami algör
irvine welsh
ivan gonçarov
j.d. salinger
jean-paul sartre
kitap
knut hamsun
mahir ünsal eriş
marquis de sade
mehmed uzun
mıgırdiç margosyan
murat uyurkulak
nikos kazancakis
notlar
oğuz atay
orhan pamuk
patrick suskind
rainer maria rilke
ray bradbury
sabahattin ali
sema kaygusuz
stanislaw lem
şule gürbüz
tezer özlü
tomris uyar
truman capote
vedat türkali
yusuf atılgan
6 Temmuz 2015 Pazartesi
Chantecler'i keşfettiğim gün, bir düğüm oluştu yüreğimde ve bu kördüğümü çözmek otuz yılımı aldı. Paralanmış, kana belenmiş ve iyice dayak yemiş olan bu horoz, koca bir kümesi koruma yolunu bulmaktaydı ve onun ötüşü bir atmacayı kaçırmaya yetmekteydi ve aşağılık kalabalık, alay ettikten sonra onu göklere yükseltmekteydi. Atmaca ortadan kaybolduktan sonra da şair savaşına geri dönmekte, Güzellik ona esin vermekte, gücünü daha da artırmakta ve üzerine saldırdığı hasmını yere sermekteydi. Ağlıyordum. Grisêlidis, Corneille, Pardayan; onların hepsini tek bir varlıkta buluyordum; Chantecler'di bu ve ben o olacaktım. Her şey basit görünüyordu gözüme; yazı yazmak, sanat tanrıçalarının gerdanlığına bir inci daha eklemek, daha sonraki kuşaklara örnek bir hayat bırakmak, halkı kendine ve düşmanlarına karşı savunmak, görkemli bir ayinle insanların üzerine Tanrı'nın kutsamasını çekmekti. Bir kimsenin, okunmak için yazı yazabileceği hiç gelmiyordu aklıma.
Jean-Paul Sartre
Sözcükler
syf. 148
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder